Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Antisosyal kişilik bozukluğu, diğer adıyla psikopatik ve sosyopatik bozukluk. Toplumsal normlara ters düşen, olumsuz davranışlarda bulunma bu kişilerin tanısının konulmasında önemli rol alabilir.

Antisosyal kişilik bozukluğu, diğer adıyla psikopatik ve sosyopatik bozukluk. Toplumsal normlara ters düşen, olumsuz davranışlarda bulunma bu kişilerin tanısının konulmasında önemli rol alabilir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler hem erken yaşta hem de yetişkinlik döneminde, topluma karşı aşırı sorumsuz ve tehlike oluşturacak davranışlarda bulunabilirler.
Antisosyal kişilik bozukluğu genellikle çocukluk ya da ergenlik çağında başlar ve erişkinlik dönemine doğru ilerleyebilir. Bu kişilik bozukluğu, kriminal davranışlar ve klinik psikopatolojinin özel bir karışımı ile çeşitli tedavi ortamları uygun görülebilir.. Bu kişiler genelde kendileri isteyerek tedaviye gelmezler ve onları aileleri tedavi için zorlayabiliyorlar. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler genellikle saldırgan, aldatıcı davranışlar sergiliyebilirler. Antisosyal davranış gösterdiklerinde vicdan azabı çekmezler, başkalarına karşı sorumsuz davranırlar, empati kuramazlar ve başkaların haklarına saygı göstermeyebilirler. Antisosyal kişilik bozukluğunun karakteristik özelliklerinin biride içten bir suçluluk duygusu yaşamama ve bu davranışla beraber eşlik eden insanlara karşı kayıtsızlık hali aldığı görülebilir. Antisosyal kişilerin patolojileri, ahlak anlayışları ve ahlak ölçütlerinde kendini gösterebilirler. Suçluluk duygularına karşı hiç duyarlı değillerdir, yasaları, kuralları ve toplumu önemsemeyebilirler. Bu bireyler yalancılık, dolandırıcılık, ahlaksızlık, sapkınlık, saldırganlık ve hırsızlık gibi davranışlar sergileyebilirler. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilerin alkol ve başka madde kullanımları, kumara olan düşkünlükleri, toplum ve aileleri ile yaşamında çeşitli sorumsuz davranışları süreklilik gösterebilir ve süreğen ve tutarlı ilişkileri olmayabilir.Bu bireyler itkisel, asabi, ve saldırgan olma eğilimindedir. Antisosyal kişiler çocukluk zamanlarında insan ve hayvanlara karşı sürekli saldırgan tavırlar sergileyebilirler, insanların mallarına zarar verebilir, aldatma ya da okulda kuralları ciddi şekilde ihlal etme şeklinde kendini gösterebilir ve ilerleyen yaşlarında sürekli toplum ile çatışma halinde olabilirler.Bu kişilik bozukluğu olan bireylerin sürekli yalan söyleme, farklı isimler kullanma ve zevk veya çıkarları için başkalarını kandırma eğiliminde oldukları görülebilir. Başkalarına karşı saldırganlık ve öfkeleri çok fazla olabilir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler, başkalarının haklarına saygı duymayan ve başkalarının haklarını ihlal eden davranışlarından dolayı topluma karşı bir tehdit oluşturabilirler.

Antisosyal kişilik bozukluğu olan anne ve babaların çocuklarında bu davranış bozukluğunun görülme oranı daha yüksek olduğu görülmektedir. Çocukluk dönemlerinde dikkat eksikliği ve aşırı hareket bozukluğu gösteren ve karşı olma karşıt gelme bozukluğu olan çocuklarda antisosyal kişilik bozukluğu görülme olasılığı artmaktadır.. Bu yaşlardaki çocuklar evden kaçabilir, yangın çıkarabilir, hayvanlara zarar verebilir. Bu bireyler baskın narsisistik davranışlar sergileyebilir ve kendini adama gibi görünsede altında yatan bencil güdülenmeler gizli olabilir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler kişiler arası ilişkilerinde yüzeysel cana yakınlık gösterebilir ve ilişkiyi her an kesme eğilimleri olabilir.Bu kişilerin kimseye karşı güvenleri olmayabilir ve diğer insanlara karşı empatik düşünemeyebilirler. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler dışarıdan eğlenceli, heyecan arayan, mesleki olgularla ilgilenen bazen aşırı hırslı ve dış görünüşe önem veren kişiler olarak görülebilirler. Antisosyal kişilerin aşk ve cinsel yaşantıları diğer kişilik bozukluklarında olduğu gibi rastgele ve düzensiz olabilir. Birlikte oldukları insanların farklı bir birey olduğunu düşünemeyebilir, ensest ilişki ve sapkın düşüncelere yatkınlıkları fazla olabilir. Bu bireyler denetimsiz, ataklar ve saldırganlıklar gösterebilir, dürtü kontrolleri olmayabilir, bu bireylerin üst benlikleri gelişmemiş olabilir ve bundan dolayı suçluluk duygusu duymayabilirler. Yaptığı şeylere karşı pişmanlıkları yüzeysel olabilir. Bu kişiler için dürtüsellik ve haz duygusu çok daha öneml gösterebilir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilerde empati olgusu görülemeyebilir.
Antisosyal kişilik bozukluğunun ayırıcı tanısında narsistik kişilik bozukluğu ile karıştırmamak gerekir. Narsistik bireyler de kibirli, başkalarının duygularına düşüncelerine önem vermeme davranışları gösterebilirler.
Buradan çıkarmış olduğumuz sonuç antisosyal kişilik bozukluğu olma sebeplerinin altında yatan ana temel özellikler kişinin psiko-sosyal yaşamlarında olan problemlerdir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireylerin aile öyküleri alındığında çoğunlukla ailelerin sosyo ekonomik durumu, aile içindeki geçimsizliği, anne babadan çocuğa gen yoluyla aktarımları, çocuğun annesinden babasından öğrendiği davranışlardır. Antisosyal kişilik bozukluğu çocukluk çağında başlar ve davranış bozukluğu, etrafa zarar verme eğilimi, topluma ayak uyduramama durumu, arkadaşlar arasında kavgacı tutumu, hayvanlara ve çevresine vermiş olduğu ciddi zararlar şeklinde kendini gösterir. Ailesi tarafından ciddiye alınıp problemi çözmeye çalışmamaları çocuğun ileriki yetişkin dönemlerde antisosyal davranışlarda bulunmasına ve toplumsal ahlaki normlara uymamasına sebebiyet vermiş olabilir. Bu kişilikte ki bireyler aile fertlerine, ailelerine ve başkalarına karşı saldırgan ve tutumsuz olabilirler. Çoğunlukla etrafındaki kişilere zarar verici ve yıpratıcı rol oynayabilirler. Çevresinde çok fazla kişi yoktur çünkü bu kişiler çok fazla tutarsız davranışlar gösterdikleri için insanlar bu kişilere güvenmezler ve çevrelerinde bu tip kişileri istemeyebilirler. Bu kişiler çok sık cezaya mahkûm olabilir ve bu durum süreklilik gösterebilir. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler tedaviye ihtiyaç duymazlar, o konu hakkında bi iç görüleride yoktur.