Sürekli Onaylanma İhtiyacı Neden Olur?

Başkalarının düşüncelerini önemsemek insan olmanın doğal bir parçasıdır. Hepimiz zaman zaman yaptığımız bir işin beğenilmesini, sevdiğimiz kişiler tarafından takdir edilmeyi veya verdiğimiz bir kararın desteklenmesini isteyebiliriz.

“Acaba doğru mu yaptım?”

Benim hakkımda ne düşünürler?”

“Bana kızmış olabilir mi?”

“Bunu giysem insanlar beğenir mi?”

“Yaptığım iş yeterince iyi mi?”

Ancak kişinin kendisiyle ilgili değerlendirmesi büyük ölçüde başkalarının ne düşündüğüne bağlı hale geldiğinde, onaylanma ihtiyacı günlük yaşamı ve ilişkileri zorlaştırmaya başlayabilir.

Sürekli onaylanma ihtiyacı yaşayan kişi, kendi kararından emin olsa bile bir başkasından “Doğru yapmışsın.” cümlesini duymadan rahatlayamayabilir. Eleştirilmekten kaçınmak için kendi düşüncelerini geri plana atabilir ve insanların kendisinden memnun olması için istemediği şeyleri dahi yapabilir.

Zaman içerisinde önemli bir soru ortaya çıkar:

“Ben gerçekten ne istiyorum?”

Çünkü kişi uzun süre başkalarının beklentilerine göre yaşadığında kendi ihtiyaçlarını fark etmekte dahi zorlanabilir.

Onaylanma İhtiyacı Nedir?

Onaylanma ihtiyacı, kişinin kendisini yeterli, değerli veya güvende hissedebilmek için çevresindeki insanların kabulüne, beğenisine ve takdirine yoğun biçimde ihtiyaç duyması olarak açıklanabilir.

Bu ihtiyaç yalnızca romantik ilişkilerde ortaya çıkmaz.

Ailede, arkadaşlıklarda, okulda, iş hayatında ve hatta sosyal medyada görülebilir.

Örneğin kişi;

  • verdiği kararları sürekli başkalarına sorabilir,
  • eleştirilmekten yoğun şekilde korkabilir,
  • herkesi memnun etmeye çalışabilir,
  • “hayır” demekte zorlanabilir,
  • sosyal medyada aldığı etkileşimleri fazla önemseyebilir,
  • yaptığı işin iyi olduğuna ancak biri söylediğinde inanabilir.

Buradaki temel nokta, kişinin kendi değerlendirmesine güvenmekte zorlanmasıdır.

Sürekli Onaylanma İhtiyacının Altında Ne Yatar?

Onaylanma ihtiyacının tek bir nedeni yoktur. Her bireyin geçmişi ve psikolojik süreçleri farklıdır.

Ancak bazı deneyimler bu ihtiyacın gelişmesinde etkili olabilir.

1.Çocuklukta Koşullu Sevgi

Bir çocuk yalnızca başarılı olduğunda, uslu davrandığında veya ebeveynlerinin beklentilerini karşıladığında takdir görüyorsa zaman içerisinde şu düşünceyi geliştirebilir:

“Sevilmek için beklentileri karşılamalıyım.”

Örneğin çocuk yüksek not aldığında yoğun ilgi görüyor ancak başarısız olduğunda eleştiriliyor veya görmezden geliniyorsa kendi değerini başarıyla ilişkilendirmeye başlayabilir.

Bu düşünce yetişkinlikte:

“Başarılı olmazsam değerli değilim.”

“İnsanları memnun etmezsem beni sevmezler.”

gibi inançlara dönüşebilir.

2. Sürekli Eleştirilmek

Çocukluk veya ergenlik döneminde sürekli eleştirilen kişiler zamanla kendi kararlarından şüphe etmeye başlayabilir.

“Bunu da mı yapamadın?”

“Sen zaten beceremezsin.”

“Bak başkaları nasıl yapıyor.”

gibi ifadelerin sık kullanıldığı bir ortam kişinin kendi değerlendirmesine güvenmesini zorlaştırabilir.

Yetişkinlikte ise kişi bir karar verdiğinde bile başka insanların fikrine ihtiyaç duyabilir.

3. Başkalarıyla Sürekli Kıyaslanmak

“Kuzenin senden daha başarılı.”

“Arkadaşının notlarına bak.”

“Sen neden onun gibi değilsin?”

Çocukluk döneminde sık sık başkalarıyla karşılaştırılmak kişinin kendi değerini içsel özelliklerinden ziyade diğer insanlara göre değerlendirmesine neden olabilir.

Bu alışkanlık yetişkinlikte de devam edebilir.

Kişi sürekli:

“Ben yeterince başarılı mıyım?”

“Benden daha güzel/yakışıklı mı?”

“Ben neden onun kadar iyi değilim?”

diye düşünebilir.

4. Düşük Benlik Saygısı

Kişinin kendisiyle ilgili değerlendirmesi olumsuz olduğunda dışarıdan gelen takdir çok daha önemli hale gelebilir.

Birisi “Çok başarılısın.” dediğinde kendisini iyi hissederken küçük bir eleştiride kendisini tamamen başarısız hissedebilir.

Böylece kişinin özdeğeri adeta çevresindeki insanların değerlendirmelerine göre yükselip düşmeye başlar.

5. Reddedilme ve Terk Edilme Korkusu

Bazı kişiler için insanların kendilerinden memnun olmaması yalnızca bir fikir ayrılığı değildir.

Bu durum:

“Beni artık sevmeyecek.”

veya

“Beni terk edecek.”

şeklinde yorumlanabilir.

Bu nedenle kişi ilişkisini koruyabilmek için sürekli karşı tarafın onayını almaya çalışabilir.

6. Kaygılı Bağlanma

Onaylanma ihtiyacı ile kaygılı bağlanma arasında bazı durumlarda güçlü bir ilişki görülebilir.

Kaygılı bağlanma örüntüsü gösteren kişi partnerinin sevgisinden sık sık emin olmak isteyebilir.

“Beni seviyor musun?”

“Bana kızmadın değil mi?”

“Aramız iyi mi?”

gibi sorularla güvence arayabilir.

Partnerinden olumlu cevap aldığında rahatlar; ancak bu rahatlama kısa sürebilir ve bir süre sonra yeniden güvence ihtiyacı ortaya çıkabilir.

7. Mükemmeliyetçilik

Mükemmeliyetçi düşünce yapısında hata yapmak sıradan bir deneyim olmaktan çıkabilir.

Kişi:

“Her şeyi doğru yapmalıyım.”

“Hata yaparsam insanlar benim yetersiz olduğumu düşünür.”

şeklinde düşünebilir.

Bu nedenle yaptığı işlerin sürekli başkaları tarafından doğrulanmasını isteyebilir.

Sürekli Onaylanma İhtiyacının 10 Belirtisi

Onay arayışı herkeste aynı biçimde görülmez. Ancak aşağıdaki davranışların sürekli tekrarlanması dikkat çekici olabilir.

1.Karar Verirken Sürekli Başkalarının Fikrini Sormak

 Basit kararlar bile zorlaşabilir.

“Bunu alsam mı?”

“Sence gitmeli miyim?”

“Doğru mu yaptım?”

Kişi aslında ne istediğini bilmesine rağmen karar verebilmek için başkasının onayını bekleyebilir.

2. Hayır Diyememek

Onaylanma ihtiyacının en önemli belirtilerinden biri sınır koymakta zorlanmaktır.

Kişi istemediği halde bir ricayı kabul edebilir.

Çünkü “hayır” dediğinde karşı tarafın kendisine kızacağından veya artık onu sevmeyeceğinden endişelenebilir.

3. Eleştiriyi Kişisel Algılamak

Sağlıklı eleştiri kişinin yaptığı bir davranışla ilgili olabilir.

Ancak yoğun onaylanma ihtiyacı yaşayan biri bunu:

“Yaptığım şeyi beğenmedi.”

yerine,

“Beni beğenmiyor.”

şeklinde algılayabilir.

Böylece davranışa yönelik eleştiri kişinin kendi değerine yönelik bir saldırı gibi hissedilebilir.

4. İnsanları Memnun Etmeye Çalışmak

Bu durum günümüzde sıklıkla people pleasing olarak adlandırılır.

Kişi başkalarının rahatlığı için kendi ihtiyaçlarını sürekli erteleyebilir.

Herkesi mutlu etmeye çalışırken zaman içerisinde kendisi yorulabilir.

5. Sürekli Özür Dilemek

“Rahatsız ettiysem özür dilerim.”

“Yanlış anladıysan kusura bakma.”

“Çok konuştuysam özür dilerim.”

Kişi hata yapmadığı durumlarda bile karşı tarafın kendisine kızmasını engellemek için sık sık özür dileyebilir.

6. Fikirlerini Söylemekten Çekinmek

Bir ortamda herkes farklı düşünüyorsa kişi kendi düşüncesini söylemekten kaçınabilir.

Çünkü farklı düşünmek onun için:

“Beni dışlarlar.”

anlamına gelebilir.

Bu nedenle çoğunluğun fikrine katılmayı tercih edebilir.

7. Sosyal Medya Beğenilerini Fazla Önemsemek

Bir paylaşım beklenenden az beğeni aldığında:

“Fotoğrafım kötü mü?”

“İnsanlar beni beğenmiyor mu?”

gibi düşünceler ortaya çıkabilir.

Sosyal medya bu durumda yalnızca iletişim aracı olmaktan çıkarak kişinin değerini ölçmeye çalıştığı bir alana dönüşebilir.

8. Sürekli Güvence İstemek

Özellikle romantik ilişkilerde kişi sürekli olarak sevildiğini duymak isteyebilir.

Partnerin davranışlarındaki küçük değişiklikler bile:

“Benden soğudu.”

düşüncesini tetikleyebilir.

9. Kendi Başarılarını Küçümsemek

Onaylanma ihtiyacı yüksek olan kişiler bazen kendi başarılarını içselleştirmekte zorlanabilir.

Bir işi başarıyla tamamladığında:

“Şanslıydım.”

“Zaten kolaydı.”

diyebilir.

Ancak başka birinin:

“Gerçekten çok başarılı olmuş.”

demesiyle kendisini yeterli hissedebilir.

10. İnsanların Kendisi Hakkında Ne Düşündüğünü Fazla Düşünmek

Bir görüşmeden sonra kişi saatlerce:

“Acaba yanlış bir şey söyledim mi?”

“Beni garip bulmuş mudur?”

“Keşke bunu söylemeseydim.”

diye düşünebilir.

Bu düşünceler yoğunlaştığında sosyal ilişkiler yorucu hale gelebilir.

Onaylanma İhtiyacı İlişkileri Nasıl Etkiler?

Sürekli onaylanma ihtiyacı romantik ilişkilerde önemli sorunlara neden olabilir.

Kişi partnerinin sevgisini sürekli sorgulayabilir, ilişkinin bitmesinden korkabilir ve kendi ihtiyaçlarından fazla ödün verebilir.

Başlangıçta bu davranışlar “çok seviyorum” şeklinde yorumlanabilir.

Ancak zaman içerisinde kişi ilişkide kendi sınırlarını kaybedebilir.

Sağlıklı bir ilişkide ise:

“Seni seviyorum ama kendi ihtiyaçlarım da önemli.”

diyebilmek mümkündür.

Onaylanma İhtiyacı ile Özgüven Eksikliği Aynı Şey mi?

Tam olarak aynı değildir ancak birbirleriyle ilişkili olabilirler.

Özgüven, kişinin belirli durumlarda kendi yeteneklerine duyduğu güveni ifade ederken benlik saygısı daha genel olarak kişinin kendisine verdiği değerle ilgilidir.

Yoğun dış onay ihtiyacında kişi kendi değerini belirlemek için çevresinden gelen geri bildirimlere fazla bağımlı hale gelebilir.

Bu nedenle yalnızca “özgüvenli görünmek”, onaylanma ihtiyacının olmadığı anlamına gelmez.

Dışarıdan son derece başarılı ve kendinden emin görünen bir kişi de iç dünyasında sürekli takdir edilme ihtiyacı yaşayabilir.

Sürekli Onaylanma İhtiyacından Nasıl Kurtulunur?

Amaç insanların fikirlerini tamamen önemsememek değildir.

Daha sağlıklı hedef, başkalarının görüşlerini dikkate alırken kendi düşünce ve ihtiyaçlarınızı da koruyabilmektir.

Küçük kararları kendiniz vermeye başlayın

Her kararınızı çevrenize danışmak yerine küçük konularda kendi tercihinize güvenmeyi deneyebilirsiniz.

Kendinize “Ben ne istiyorum?” diye sorun

Karar vermeden önce:

“İnsanlar ne düşünür?”

yerine:

“Ben ne istiyorum?”

sorusunu sormak önemli bir başlangıç olabilir.

Herkes tarafından sevilmenin mümkün olmadığını kabul edin

Ne kadar dikkatli davranırsanız davranın herkesin sizi sevmesi, onaylaması veya sizinle aynı fikirde olması mümkün değildir.

Bu durum sizin değerinizi belirlemez.

Hayır demeyi öğrenin

“Hayır” demek kötü, bencil veya sevgisiz biri olduğunuz anlamına gelmez.

Sınırlar sağlıklı ilişkilerin önemli bir parçasıdır.

İçsel onay geliştirin

Bir işi tamamladığınızda başkasının yorumunu beklemeden kendinize:

“Bunun için emek verdim.”

“Bunu iyi yaptım.”

diyebilmek önemlidir.

Başlangıçta yapay hissettirse bile zaman içerisinde kişinin kendi değerlendirmesine güvenmesini destekleyebilir.

Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?

Onaylanma ihtiyacı;

ilişkilerinizde sürekli sorunlara neden oluyorsa, hayır diyemediğiniz için kendinizi tükenmiş hissediyorsanız, eleştirilmek yoğun kaygı yaratıyorsa, kendi kararlarınızı vermekte zorlanıyorsanız veya değerinizi tamamen başkalarının değerlendirmelerine göre belirlediğinizi düşünüyorsanız psikolojik destek değerlendirilebilir.

Terapi sürecinde yalnızca onay arama davranışı değil, bu davranışın altında bulunan düşünceler ve deneyimler de ele alınabilir.

Örneğin:

  • “Herkesi memnun etmeliyim.”
  • “Hayır dersem beni sevmezler.”
  • “Hata yaparsam değersizim.”
  • “İnsanlar beni beğenmezse yalnız kalırım.”

gibi temel inançlar üzerinde çalışılabilir.

Kayseri'de Psikolog Desteği

Sürekli onaylanma ihtiyacı, özgüven sorunları, sınır koyamama veya ilişkilerde yaşanan kaygılar günlük yaşamınızı etkiliyorsa profesyonel psikolojik destek almak değerlendirilebilir.

Kayseri'de psikolog arayışında olan kişiler için psikoterapi sürecinde kişinin ilişki örüntüleri, geçmiş deneyimleri, benlik algısı, sınır koyma becerileri ve onaylanma ihtiyacının altında bulunan düşünceler birlikte ele alınabilir.

APA Psikoloji ve Danışmanlık bünyesinde psikolojik danışmanlık süreçleri hakkında bilgi alınabilir.

💬 Yardım ister misiniz?
Merhaba, 👋
Yardımcı olmamızı ister misiniz?
X
Bireysel Danışmanlık Hizmetleri için
Tıklayınız
Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri için
Tıklayınız