Depresyon nedir? Depresyon için öneriler nelerdir?

Depresyon denilince mutlaka herkesin aklında bir şeyler oluşuyordur hatta çoğu kişi çok fazla duyduğu için yazıya dikkat etmeden geçmiştir bile. Toplum olarak depresyon terimini çok duysak da doğru anlamıyla doğru yerde kullanamıyoruz.

Depresyon

Depresyon denilince mutlaka herkesin aklında bir şeyler oluşuyordur hatta çoğu kişi çok fazla duyduğu için yazıya dikkat etmeden geçmiştir bile. Toplum olarak depresyon terimini çok duysak da doğru anlamıyla doğru yerde kullanamıyoruz. Toplumda depresyon tepkileri ya önemsenmez; dikkat çekme çabası olarak algılanır ya da geçici üzüntü ve benzeri durumlarla karıştırılır. Kişiler hemen her üzüntülerinde her morallerinin bozulmasında hemen depresyona girdim derler ama depresyon bu kadar basit bir sorun değildir. Depresyonda ruhsal durumun yanında fizyolojik değişikliklerde meydana gelir. Maalesef bu kadar önemsiz gibi gözüken depresyon psikiyatrik hastalıklar arsında en sık rastlanılanıdır. Her altı kişiden birisinde depresyon görülür. Bu dünya genelinde % 5 olarak seyreder. Ciddi bir tedavi süreci olmazsa geçmesi uzun sürebilir veya geçtiği düşülür ama sorunlar tam olarak çözülemediği için sık sık nükseder.

Peki kişi depresyonda olduğunu nasıl anlar?

Öncelikle yukarıda da belirttiğim gibi her üzüntü her moral bozukluğu veya kısa süren yaslar depresyon değildir. Depresyonda hayattan bıkmışlık, huzursuzluk, halsizlik, çaresizlik, suçluluk değersizlik gibi zihinsel belirtilerin yanında, aşırı uyku veya az uyku, aşırı yeme veya az yeme, enerji eksikliği gibi bedensel belirtilerde görülür. Bu bahsettiğimiz belirtiler her insanda zaman zaman görülen belirtilerdir. Anlatılan belirtilere depresyon denilebilmesi için en az iki haftadır sürüyor olması ve belirtilerin normalden fazla şiddette ve sıklıkta meydana gelmesi gerekir.

Depresyon neden olur?

Depresyonun kesin olarak sebebi bilinmese de nelerin depresyon olma riskini arttırdığı bilinmektedir. Bunlardan bazıları;

  • Geçmişte yaşanılan travmatik (taciz, ölüm vb.) olaylar.
  • Kullanılan bazı ilaçlar.
  • Aile geçmişinde depresyon görülmüş olması.
  • Yaşanılan yoğun kaygı oluşturan durumlar.( işsiz kalmak, emekli olmak, yeni bir işe başlamak, beklenilmeyen hamilelikler vb.)
  • Kronik ağrılarda depresyona yakalanma riskini arttırmaktadır.           

Bugüne kadar yapılan araştırmalara göre kadınlarda erkeklerden iki kat fazla görüldüğü bulunmuştur. Bunun pek çok sebebi olabilir; kadınların hormonal olarak sürekli dalgalanmalar yaşamaları, toplumda kendilerine yüklenilen sorumluluklar, daha duygusal bir yapıya sahip olmaları vs. Depresyon en fazla aşağıdaki gruplarda görülür;

  • Kadınlarda
  • Yalnız yaşayan insanlarda
  • Bekâr olan erkeklerde
  • Aile geçmişinde depresyon bulunanlarda
  • Sosyal destek eksikliği olan kişilerde
  • Maddi olarak orta sınıfın altında bulunanlarda

Bunların yanında depresyonda bazı fizyolojik bulgularda mevcuttur ancak depresyon mu bu bulgulara sebep olmakta yoksa bu bulgular mı depresyona henüz bilinmemektedir.

Depresyon türleri

Majör depresyon

Depresyon türleri arasında en şiddetli olanıdır. Kendiliğinden geçmesi imkânsızdır. Mutlaka bir uzmana başvurulması gerekir. Aksi takdirde aylarca sürebilir ve kişinin sosyal hayatını olumsuz etkileyebilir. Genelde majör depresiflerde aşağıdaki belirtiler görülür;

  • Sürekli karamsarlık, hiçbir şeyden zevk alamama, her şeyin çok kötü ve anlamsız olduğu düşüncesi, kendini boşlukta ve anlamsız hissetme.
  • Uyku düzeninde bozulma; aşırı uyku veya uykusuzluk.
  • Fazla yemek yeme veya çok az yeme. Buna bağlı olarak kilo alma veya kilo kaybetme
  • Sürekli olumsuz olayları hatırlayarak kendisine acı çektirme.
  • Çok ileri boyutlarında aşırı bunalmaktan kaynaklanan ve hayatın artık yaşamaya değmez olduğu düşüncesi ile intihar girişimleri görülebilir.

Bunların yanında bazı fiziksel belirtilerde görülebilir. Bunlar sebebi bilinmeyen baş, boyun, eklem ağrıları ve benzeri ağrılar olabilir. Çoğunlukla kişiler bu şikâyetler oluşunca doktora başvururlar oradan psikiyatriye yönlendirilirler. Bu tür ağrıların görülmesinin sebebi de beyindeki kimyasalların ağrı reseptörlerini etkilemesidir.

Kronik (Distimik) depresyon

Kronik depresyonda belirtiler majör depresyona göre daha hafiftir. Kronik depresyon denilebilmesi için belirtilerin en az iki yıl sürmesi gerekir. Diğer depresyonlara göre kişi üzerindeki baskı daha fazladır. Genelde çevrelerinden “Ne kadar huysuzsun, hayattan zevk almaya çalışsana, bu ne böyle somurtuk somurtuk geziyorsun.” gibi tepkiler alırlar. Buda kişilerin bunalım düzeyini arttırır.

Mevsimsel depresyon

Mevsimsel depresyonda duygu durum mevsimlere göre değişiklik gösterir. Kişiler genelde yaz ve ilkbaharda mutluyken; sonbahar kış ayların çökkün, mutsuz, umutsuz, stresli bir hal alırlar. Bunun sebebi olarak gün ışığı gösterilir. Gün ışığının depresyona yatkınlığı arttırdığı bilinmektedir. Yapılan araştırmalara göre gün ışığının az görüldüğü Kuzey Avrupa ülkelerinde güneydeki ülkelere oranla daha fazla depresyona rastlanmaktadır.

Postpartum (Doğum sonrası) depresyon

Hamilelik sırasında veya doğumdan iki hafta sonra ortaya çıkar ve en fazla bir sene sürer. Belirtileri diğer depresyon belirtileriyle benzerdir. Bu benzer belirtilere ilaveten bazı durumlarda anne çocuğu kabullenmekte zorlanır, onun bakımını üstlenemeyeceğini inanır. Genelde her anne doğumdan sonra bazı tereddütler ve endişeler yaşar bunun doğum sonrası depresyondan ayrılması gerekir. Doğum sonrası depresyonda bu endişeler sosyal yaşamı etkilemeye başlar ve daha şiddetli görülür.

Depresyon tedavisi

Son yapılan araştırmalara göre depresyon yüksek oranlarda tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Tedavi yöntemi olarak genelde ilaç ve konuşma terapisi birlikte uygulanır.

Psikoterapi yöntemlerinden en çok fayda sağlanılan ve en az tekrarlama görülen bilişsel davranışçı terapidir. Bilişsel davranışçı terapide kişinin fonksiyonel olmayan, gerçek dışı düşünceleri (örneğin, “Ben; çok kötü, işe yaramaz bir insanım.”) tanımlaması ve bu düşünceleri daha gerçekçi olarak yorumlaması istenir. Bu sayede kişide var olan ve gündelik yaşamını olumsuz etkileyen düşünceler değişmiş olur ve kişi daha sağlıklı düşünmeye başlar. Bunların dışında; transaksiyonel manyetik uyarım, elektro manyetik tedavi, hipnoterapi, biofeedback, psikodrama, psikodinamik psikoterapi ve alternatif tıptaki bazı yöntemlerde(fototerapi, akupunktur vb.) tedavi sürecinde kullanılmaktadır.

Depresyon için en önemli tavsiyeler

Depresyon için iki türlü tavsiye vermek istiyorum birincisi depresyona girme ihtimali olan kişiler için tavsiyeler; (Girmek ihtimali olanlar için diyorum çünkü depresyondaki bir kişi için verilen tavsiyeler zorlayıcı olabilir.)

  • Düzenli şekilde (özelliklede açık havada olursa daha iyi olur) yürüyüş yapmak.
  • Evinizin mümkün olduğunca güneş almasını sağlamak
  • Bir hobi edinmek, herhangi bir şey olabilir; örgü örmek, resim yapmak vb.
  • Sosyalleşmek, bunun içinde bir spor salonuna bir hobi gurubuna katılabilirsiniz.
  • Yaşam için bir amaç ve hedef belirlemek.

İkinci tavsiyem ise depresyonda olan kişilerin yakınları için olacak. Depresyondaki bir kişiye tavsiye vermektense yakınındaki kişiler için verilecek tavsiyenin daha faydalı olacağına inanıyorum.

  • Kişinin tepkilerini ciddiye almazlık yapmayın. “Ya sende amma abarttın, ne biçim tavırlar bunlar.” gibi tepkilerden sakının.
  • Kişinin sosyalleşebilmesine yardımcı olun fakat bunun için zorlamayın. Kişi sosyalleşecek enerjiyi kendisinde bulamaya bilir ve bunun için zorlanırsa kişi kendisini daha kötü hissedebilir.
  • Sık sık onu anladığınızı, onun için elinizden geleni yapmaya hazır olduğunuzu belirtin. Desteğinizi hissetmesini sağlayın.
  • Bir uzmandan yardım alması için onu teşvik edin.
  • Bazen mesafeli durmak isteyebilir buna izin verin.
  • Ve son olarak sabredin. Depresyon, depresyonu yaşayan kişi kadar çevresi içinde zordur ama yine de depresyondaki kişinin üstüne gitmek süreci hızlandırmaz, tam tersine zorlaştırır bunu unutmayın.

Psk. Aslıhan ÇELİK