Toplumsal Travma Sonrası

Toplumsal travma toplumdaki yerleşik düzen duygusunu ve toplumsal dengeyi sarsarak korku ve dehşet saçılmasına yol açar.

Geçen haftaki yazımda bahsettiğim gibi son zamanlarda üst üste yaşanan bu patlamalar toplumun genelini etkilediği, toplumda korku ve endişe oluşturduğu için bu durumu toplumsal travma olarak adlandırabiliriz. Yaşanan patlamalar her bireyi farklı bir tarzda etkilese de genel olarak herkes yoğun bir şekilde stres ve kaygı yaşar. Toplumsal travma toplumdaki yerleşik düzen duygusunu ve toplumsal dengeyi sarsarak korku ve dehşet saçılmasına yol açar.

Bu patlamalar sonrasında yaşanan korku, varlığımızı tehdit eden olaylar karşısında gösterdiğimiz gerçekçi tepkilerdir. Genellikle duygusal olarak ne kadar olayın içinde olursak, o kadar yoğun tepkiler veririz. Olayı doğrudan yaşayıp dehşeti hissedenler, olay sırasındaki görüntülere ve seslere doğrudan tanık olanlar daha fazla etkilenebilir ve daha fazla stres belirtileri gösterebilirler. Bununla beraber yakınları bu olaylara doğrudan maruz kalmış kişiler de aynı yoğunlukta tepki verebilirler. Ancak olayı yalnızca duymak ve yayın organlarından izlemek bile duygusal açıdan yeterince sarsıcı olabilir.

Kişiler olaya bizzat maruz kalmayıp sadece gördüklerinden bile bu kadar yoğun bir şekilde etkileniyorken, patlama anında olay yerinden yapılan yayınlar, olay yerinin görüntüleri, kişilerin şehit olmuş ya da yaralanmış bedenlerinin açık ve net bir şekilde yayın organları vasıtasıyla fotoğraflar ve ya video şekilde halk içinde yayılması kesinlikle travmayı daha da büyütecek bir adımdır. Yaşanan patlamanın hemen ardından gelen yayın kısıtlaması durumu gerekli ve önemlidir. Olayı yaşayan kişilerin uygun olmayan görüntüleriyle, kendilerinin de haberi olmaksızın sosyal medya üzerinden yayın yapılması durumu yaşayan kişinin, yakınlarının, ailesinin ve o görüntüyü her izleyen bireyin ruh sağlığına kesinlikle zarar vermektedir. Bu nedenle bu konuda daha hassas olunmalı ve getirilen yayın kısıtlamasının gerekliliğine saygı gösterilmelidir.

Bu olayların ardından olay nedeniyle yaşamakta olduğumuz gerginlik sosyal ilişkimize yansıyabilir. Huzursuzluk, güvensizlik, korku, aşırı tetikte olma, isteksizlik, umutsuzluk halleri ortaya çıkabilir. Günlük hayatımızda her zaman yaptığımız şeyler, ilişkilerimiz, bağlarımız, gündelik iş ve uğraşlarımız amacını ve anlamını yitirmeye başlayabilir. Gerginlik, yorgunluk ve uyku sorunları görülebilir. Tüm bu stres tepkileri yaşamımızı derinden sarsan olağan dışı olaylara verdiğimiz çok normal tepkilerdir. Bunların neden kaynaklandığını bilmek ve kabul etmek üstesinden gelmemize yardımcı olacaktır. Bu tepkiler zamanla ortadan kaybolacak ve kısa süre içerisinde üstesinden gelebileceğimiz tepkilerdir.

Peki bu durumlar sonrasında bizi ne iyileştirir? Öncelikle terör örgütüne en çok zarar verecek olan, bizleri birlik beraberlik içerisinde birbirinden güç alan bireyler olarak, kendinden emin ve daha da güçlenmiş bir şekilde görmeleridir. Terör örgütünün ortaya çıkarmaya çalıştığı kaos ortamına hizmet etmeyip, birliği korumaya özen gösterilmelidir. 15 temmuz ardından yapılan Yeni Kapı buluşmasında tüm liderler, tüm bireyler kendi kişisel hırs ve kişisel davalarını bir yana bırakarak aynı amaç için bir araya gelip aynı düşman karşısında dimdik durulabileceğini bize çok büyük bir olgunlukla göstermişlerdir. Bu zamanda devletimizden, her bir siyasi partiden ve her bir bireyden bu olgunluk beklenmektedir. Bu birlik ve beraberlik, bu dayanışma çok gerekli ve önemlidir. Bize şifa olacak en büyük adımlardan biridir.

Kendimize ve ailemize nasıl yardımcı olabileceğimize gelirsek, olumlu düşünmeye çalışın, geleceğe dair karamsar olmayın. Bu dönemde duygularınızda iniş çıkışlar olması gayet normaldir. Zaman içinde her şey daha iyiye gidecektir. Daha da rahatlayabilmek için olayı yaşayan diğer bireylerle duygularınızı paylaşın. Ailenizle ve yakınlarınızla bir arada olmaya ve birlikte zaman geçirmeye gayret gösterin. Bu olayların gündelik yaşantınızı ve düzeninizi tamamen bozmasına izin vermeyin. Koşullar el verdiğince içinde bulunduğunuz düzeni sürdürmeye çalışın ve gündelik işlerinize devam edin. Beslenme, uyku, dinlenme gibi öz bakım ihtiyaçlarınızı zamanında karşılamaya gayret edin. Sizi ve ailenizi daha fazla sarsacak görüntü ve yorumlara tanık olmamaya çalışın. Olayla ilgili verilen görüntüleri, haberleri seçerek izleyin.

Zamanla daha da kötüye gittiğinizi gözlemliyorsanız ve günlük hayatınıza devam etmekte ciddi derecede zorlanıyorsanız bir uzmana danışın ve profesyonel destek alın. Ruh sağlığınız için bu gereklidir.